Eğitim Öğretim Yılı, Büyüyen Sorunlarının Gölgesinde Açıldı

2022-2023 eğitim öğretim yılı, Türkiye’de eğitimin karşı karşıya olduğu ve geçtiğimiz yıllar içinde birikerek büyüyen sorunlarının gölgesinde açıldığını söyleyen Eğitim Sen İskenderun Şube Yürütme Kurulu, yıllardır okulların fiziki altyapı ve donanım eksiklikleri giderilmemişken, kalabalık sınıflar, ikili öğretim ve taşımalı eğitim sorunu 2022/23 eğitim öğretim yılı başında da varlığını sürdürmekte olduğunu belirtti.

Eğitim Sen İskenderun Şube Yürütme Kurulu, eğitimdeki sorun ve sıkıntıları maddeler halinde sıralayarak; “Eğitim Harcamaları El Yakıyor, Kırtasiye harcamaları en az iki kat arttı, öğrencilerin beslenme sorununa çözüm üretilmelidir, okul bütçelerini devlet değil veliler yapıyor, Eğitimde Dinselleşme Pratikleri Artıyor, Okul Devamsızlığı ve Okul Terki Sorun Olmayı Sürdürüyor, Öğrencilerin Barınma Sorunu Çözüm Bekliyor, MEB Okullaşma Politikasını Siyasi Hedeflere Göre Belirliyor, Köy Okullarının Açılması İçin Gerekli Hazırlıklar Yapılmıyor, Kadrolu-Sözleşmeli-Ücretli Öğretmen Ayırımı Eğitimin Niteliğini Olumsuz Etkiliyor, Eğitimde Geçici ve Güvencesiz İstihdam Uygulamaları Sürüyor, İşkur TYP Personeli Mağdur Ediliyor, Kamusal, Bilimsel, Laik ve Anadilinde Eğitim İstiyoruz, Hukuksuz KHK İhraçları Sorunu Çözüm Beklemektedir” denildi.  

Eğitim Sen İskenderun Şube Yürütme Kurulu, “Eğitimde yaşanan ve yapısal hale gelen sorunlar her ne kadar iktidar ve MEB tarafından görmezden gelinmeye çalışılsa da eğitim sorunu, ekonomik krizden sonra halkın en önemli ve öncelikli gündemi olmayı sürdürmektedir. Bir taraftan eğitim sisteminin hem içerik, hem de biçimsel olarak dini kural ve referanslara göre düzenlenmesi hedeflenirken, diğer taraftan eğitimde yaşanan ticarileşme ve öğrencileri özel okullara yönlendirme uygulamalarının hiç olmadığı kadar belirginleştiği bir dönem yaşanmaktadır. MEB aldığı her kararda, attığı her adımda kamusal eğitimi tasfiye etmeyi ve eğitim sistemini dini kural ve referanslara göre düzenlemeyi hedeflemektedir.

Geçtiğimiz yıllar içinde devlet okullarına ihtiyaç kadar ödenek ayrılmaması, kaçınılmaz olarak öğrenci velilerinin eğitimin finansmanına doğrudan katılımını beraberinde getirmiştir. Başta ‘gönüllü bağış’ adı altında toplanan kayıt parası olmak üzere, hemen her okulda çok sayıda kalemde para toplanarak eğitim harcamaları büyük ölçüde velilerin sırtına yıkılmaktadır.

Okul hazırlıklarında velilerin en önemli gider kalemini kırtasiye harcamaları oluşturmaktadır. Bir yıl önce ilkokula başlayan bir öğrenci için en ucuz zincir marketlerde 234 TL’ye alınan kırtasiye malzemeleri bugün en az 3 kat artışla 710 TL’ye alınabilmektedir. Milyonlarca insanı etkileyen ekonomik kriz, TL’de yaşanan değer kaybı ve yüksek enflasyon nedeniyle diğer bütün harcama kalemlerinde olduğu gibi, kırtasiye harcamalarında da astronomik artışlar yaşanmıştır.

Sonuç olarak; Türkiye’nin eğitim sistemi, çocuklar ve gençler için okurken mutlu, gelecekleri için umutlu olacakları bir eğitim ortamı sunmaktan çok uzaktır. Her yıl katlanarak artan ve kalıcı çözüm beklenen eğitim sorunlarıyla başlayan yeni eğitim yılı öncesinde ne öğrencilerin, ne velilerin, ne de eğitim emekçilerinin beklentilerinin karşılandığını söylemek mümkündür.

Her geçen gün daha fazla piyasa ilişkileri içine çekilen, her adımın paralı hale geldiği bir eğitim sisteminde öğrencilerin, velilerin ve eğitim emekçilerinin taleplerini gerçekleştirmenin tek yolu, herkesin eğitim hakkından eşit koşullarda ve parasız olarak yararlanmasının sağlanmasıdır” denildi.

Leave a Reply

Your email address will not be published.